27
Ocak

Düşmanı Düşmana Kırdıran Sistem

Vücudumuzda bizimle birlikte yaşayan, ancak hastalanmamıza neden olmayan başka mikro organizmalar da vardır. Hatta sadece bağırsak sistemi içinde varlığım sürdüren 200’e yakın bakteri çeşidinin varlığı bugün artık biliniyor.
Peki, bize zarar vermeden vücudumuzda hayatlarını sürdüren bu mikro organizmaların varlık amacı nedir?

Bu sorunun cevabı, esasında dünyamızın tabiatında saklıdır. Toprağı bir düşünün, Cenab-ı Hak onu nasıl da değişik haşerat ile zenginleştirmiştir. Mesela solucan, karınca ve böcekler…
Continue reading »

No comments yet

27
Ocak

Düşmanı Düşmana Kırdıran Sistem

Vücudumuzda bizimle birlikte yaşayan, ancak hastalanmamıza neden olmayan başka mikro organizmalar da vardır. Hatta sadece bağırsak sistemi içinde varlığım sürdüren 200’e yakın bakteri çeşidinin varlığı bugün artık biliniyor.
Peki, bize zarar vermeden vücudumuzda hayatlarını sürdüren bu mikro organizmaların varlık amacı nedir?

Bu sorunun cevabı, esasında dünyamızın tabiatında saklıdır. Toprağı bir düşünün, Cenab-ı Hak onu nasıl da değişik haşerat ile zenginleştirmiştir. Mesela solucan, ka- nnca ve böcekler…
Continue reading »

No comments yet

27
Ocak

Oto Savunma Sistemi

Görüldüğü gibi mikropların saldırılarının her aşamasında onları bekleyen vücut koruyucuları vardır. Bu koruyucular insan bedeni için özel olarak yaratılmışlardır.
Şimdi sorma vaktidir:
Dışarıdaki mikropların yiyecekler yoluyla bedenimize girmek isteyeceklerini, yiyeceklerin güzergâhım, mikropların ne çeşit bir sistemle yok olabileceklerini, bu engelden kurtuldukları takdirde nereye gideceklerini, daha güçlü ne gibi bir savunma imkanı ile karşılarına çıkılması gerektiğini kim belirlemiş?
^^ Her nefes alış verişimizde varlığından dahi haberdar olmadığımız bir yığın varlık, bu vücut sarayımızı korumak için; içinde sağlık, mutluluk ve huzurla yaşayıp insani vazifelerimizi layıkıyla yapabilelim diye kendilerini feda ediyorlar.
Continue reading »

No comments yet

25
Ocak

KARBONHİDRATI NE KADAR YEMELİ?

Glisemik indeks bize o karbonhidratın kan şekerini yük-seltme özelliğini verir. Ancak bir günde yenecek karbonhidrat miktarı da önemlidir. Eğer kilo vermek istiyorsak yediğimiz gıdaların Gİ düzeyi 50-55 arasında olmalıdır.

No comments yet

25
Ocak

DÜŞÜK GLİSEMİK İNDEKSLİ BESLENMENİN YARARLARI

O İnsülin-şeker dalgalanmasından kaynaklanan bozukluk ortadan kalktığı için yemeklerden sonra uyku basması, enerji kaybı ve halsizlik yok olur. Konsantrasyon artar, yorgunluktan eser kalmaz.

O Tip 2 diyabet, kalp hastalığı, tansiyon, depresyon ve bazı kanser türlerine bu beslenme şekli daha iyi gelir.

Continue reading »

No comments yet

23
Ocak

Gilaburu

Kayseri ve çevresinde yetişir. Dağdığan, Geleboru, Gilabada, Gildarve Girabolu gibi isimlerle de anılıyor. Bu meyvenin içinde ursolik asit, sinamik asit, sitosterol, tanen, pektin, demir, magnezyum, potasyum, kalsiyum ve sodyum var.
İdrar yolu enfeksiyonları, böbrek taşı, prostat, astım ve romatizmal hastalıklarda faydalı olduğu biliniyor. Antioksidan ve antibakteriyel etkileri sayesinde krampları gidermede ve adet ağrılarına karşı olumlu sonuçlar veriyor. Ülkemizde yapılan araştırma sonuçları Gilaburu’daki polifenollerin birçok meyveden daha fazla olduğunu gösteriyor.

Continue reading »

No comments yet

23
Ocak

Yoğurt

İçerdiği prebiyotik ve probiyotikler’"’ nedeniyle sindirim ve bağışıklık sistemini güçlendiren, sağlığımız için çok faydalı bir besin. Tıbbi araştırmalar bu mucizevi gıdanın bizi kanserden koruduğunu, alerji, egzema, kolesterol ve ishale iyi geldiğini, bağırsakları düzenlediğini ortaya koyuyor. İçine D vitamini katıldığında daha da yararlı hale geliyor. Yağsız olmak şartıyla günde iki su bardağı ölçüsünde yiyebilirsiniz. Yoğurdun boyalı olanlarını değil, sadesini tercih edin.

No comments yet

23
Ocak

Yoğurt

İçerdiği prebiyotik ve probiyotikler’"’ nedeniyle sindirim ve bağışıklık sistemini güçlendiren, sağlığımız için çok faydalı bir besin. Tıbbi araştırmalar bu mucizevi gıdanın bizi kanserden koruduğunu, alerji, egzema, kolesterol ve ishale iyi geldiğini, bağırsakları düzenlediğini ortaya koyuyor. İçine D vitamini katıldığında daha da yararlı hale geliyor. Yağsız olmak şartıyla günde iki su bardağı ölçüsünde yiyebilirsiniz. Yoğurdun boyalı olanlarını değil, sadesini tercih edin.

No comments yet

20
Ocak

C VİTAMİNİ

Laboratuvar ortamında C vitamininin kuvvetli antioksidan etkiye sahip olduğu ve DNA hasarını azalttığı kanıtlandı. Ancak C vitamini takviyesinin genleri korunmada faydalı olup olmadığı kesin olarak bilinmiyor.
C vitamininde dozu aşarsanız bilirubin, kreatinin ve gaita gibi testlerde yanlış sonuç alınmasına neden olabilirsiniz. Sanılanın aksine bu vitamini fazlaca almak sizi soğuk algınlığı ya da nezleden korumaz. Günde 1000 mg’dan çok kullanılırsa bulantı, midede kramplar, ishal yapabilir, ayrıca böbrek taşı oluşma tehlikesi de artar.
Şeker hastalığında göz, sinir ve damarlarda oluşan hasarın önlenmesi için C vitamini mutlaka alınmalıdır. Çünkü bu vitamin hücrelerde bulunan Sorbitol adlı şekeri artırarak yüksek kan şekerinin yan etkisini önler. Şeker hastalarında böbrekler de zarar gördüğünden idrarda "Protein Kaçağı" olur. C vitamini alınmasıyla idrarla atılan protein miktarı düşer.

No comments yet

18
Ocak

Yaşlılar "B12 takviyesi" almalı…

B12 vitamin eksikliği, Pernisiyöz anemi denilen "kansızlık" durumunda görülür. B12’nin bağırsaklardan ı nıiliminin bozulması nedeniyle oluşan hastalığa yaşı 60’ın üzerinde olanlarda yüzde 10-15 oranında rastlanır. Çoğunlukla hayvansal besinlerde yer aldığından yetmezlik, genellikle et yemeyenlerle, mide ve bağırsak hastalımı çekenlerde görülür. Atrofik gastrit hastalarıyla midesi ameliyatla alınanların B12’ye fazlasıyla ihtiyacı vardır.
Araştırma sonuçlan, midesinde Helikobakter Pilori (Helicobacter Pylori) (,) bakterisi olanların B12 eksikliğini sıkça yaşadığını ortaya koyuyor. Yetmezlikte kalıtımsallık nadiren rastlanan bir olgu, ama yaşlılarda bu vitaminin azaldığı kesin. An- (ak her B12 yetmezliğinde kansızlıkla karşılaşılmaz. Bu kişilerin sadece yüzde 29’unda anemi, yüzde 64’ünde de kırmızı kan hücresi büyümesi saptandı. Yetmezlik halinde dilde yanma vajende atrofi(*) ve emilim bozukluğu olabiliyor. Kişinin kanında B12’nin yanı sıra yeterince demir de bulunmuyorsa veya Talessemi (Akdeniz Anemisi) varsa, kırmızı kan hücrelerinde büyüme rastlanmayabiliyor. Bu hastaların bazılarında uyuşma, hissizlik halsizlik, hafızada zayıflama ve kişilik değişiklikleri gözleniyor.

No comments yet

Back to top